Aydın Gezilecek Tarihi Bölgeler

Çok uzun yıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Aydın bu noktada büyük bir öneme sahip. Medeniyetin başladığı yer olarak adlandırılan bölgede çok uzun yıllar boyunca farklı medeniyetler hakimiyet kurmuştur. Bu çeşitlilik sayesinde de yıllar içinde sürekli olarak bölgenin kültürü gelişim göstermiştir. Bölgede bu kadar çok medeniyetin kurulmasında en önemli nokta bereketli topraklarıdır.

Apollon Tapınağı

1900’lü yıllarda yapılan çalışmalarda ortaya çıkarılan tapınak Antik dönemin en iyi korunmuş tapınakları arasında sayılmaktadır. Aynı zamanda İon tarzında yapılmış en büyük üçüncü tapınak olma özelliğini de göstermektedir. Zamanında bölge halkının kudretini göstermek üzere yapılan ve yakın bölgede bulunan en büyük yapı olan bu tapınak günümüzde de görenleri hayrete düşürmektedir.

Didim merkezden çok uzak olmayan bu tapınak kesinlikle görülmesi gereken yerler arasında. Tapınağın koruyucusu olan Medusa’nın da heykelleri bulunan tapınakta eski dönemlerde kullanılan farklı bölümler hala gezmek için açıktır. Bu bölgelerin önemli bir kısmının günümüze kadar korunmuş olması ayrı bir güzellik sağlamaktadır. Bu özelliğiyle yeteri kadar etkileyici olan tapınak özellikle bahar aylarında keyifle gezilecek noktalardan bir tanesidir.

Milet Antik Kenti

Milet Antik Kenti parladığı dönemlerde bölgenin en önemli ve en büyük antik kentlerinden biri konumundaydı. Bölgenin hem dini inançları açısından inşa edilen tapınakları hem de kültürü hakkında pek çok kalıntı mevcut. Antik kente ek olarak bir de Milet Antik Kenti Müzesinde birbirinden farklı eserler bulunuyor.

Bu eserlerden en ilginçleri kutsal yol üzerinde bulunanlar. Apollon tapınağı ile Milet Antik Kenti arasında bulunan kutsal yol şehrin parlak dönemlerinde kişilerin hac ibadeti için kullandıkları bir yoldu.

Hac ibadetini yapan kişiler bu yolda giderken kutsal saydıkları eşyaları yol boyunca farklı noktalara bırakmaktaydı. Bu insanların ibadet şekli ile ilgili çok şey anlatan bu eserler bu nedenle son derece büyük öneme sahip. Açık alanlara sahip olan antik kenti gezmek için özellikler bahar ayları daha uygun olmaktadır. Yaz ayları da tercih edilse de sıcaktan etkilenmemek için saat seçimi önemlidir.

Priene Antik Kenti

Son derece önemli bir tarihi olan bu antik kent kesinlikle görülmesi gereken noktalardan biri. Antik kentin içinde bulunan ve eski dönemlerde kullanılarak büyük öneme sahip olan bazı bölümler mevcut. Bunlar agora, tiyatro ve halk meclisi toplantı salonu olarak sıralanabilir. Bu bölgelerin hepsini antik kent gezisi sırasında ziyaret etmek mümkün. Agora kelimesi Antik Kentlerde şehir merkezi, ticaret yapılan yer gibi anlamlara gelir. Şehrin erkeklerinin ve ticaret yapan kesiminin günün büyük kısmını geçirdiği bu merkez aynı zamanda bir pazar yeri olarak da kullanılmaktaydı.

Priene Antik Kentinde oldukça güzel bir tiyatro bulunmaktaydı. Tiyatronun önemli bir kısmı dış etkenler sebebiyle harabe hale gelse de taşa oyulmuş koltukları hala yerli yerinde. Taşa oyulmuş bu koltuklar sert gibi görünseler de buraya oturarak bir fotoğraf çekinmek ya da manzarayı izlemek son derece keyifli.

Halk meclisindeki heyetin karar vermek için kullandığı Halk meclisi toplantı salonudur. Boyut olarak çok büyük olmayan bu yapı önemli toplantılara ev sahipliği yapmaktaydı. Küçük çaplı ya da sadece heyeti ilgilendiren toplantılar bu salonda yapılmaktaydı.

Faustina Hamamı

Dünyanın pek çok bölgesinde önemli izler bırakan Roma imparatorluğu bu izlerden birini de Didim üzerinde bırakmıştır. Roma'nın en önemli imparatorlarından biri olarak gösterilen Marcus Aurelius aynı zamanda son başarılı ve parlak Roma imparatoru olarak gösterilmektedir. Bu zeki imparator ve filozofun eşi olan Faustina tarafından inşa edilmiş son derece güzel bir hamam yine Didim bölgesinde ziyaret edilmeyi bekliyor.

Didim merkeze oldukça yakın olan bu hamam yalnızca 1 kilometre uzaklıkta. Hamamın güzel ve geniş bir tasarımı var. Özellikle inşa edildiği dönemin şartları ile kıyaslandığında son derece hayranlık uyandırıcı bir güzellikte. Yine hamamın içinde bulunan taştan yapılmış aslan heykelleri ortamın daha heybetli bir hal almasını sağlıyor.